Uluslararası Af Örgütü: Rusya ve Suriye sivilleri kasten hedef alıyor

İnsani yardımlar çatışmalar nedeniyle sürekli bir tehdit altında. "Bizim için güvenli yer yok" başlıklı rapora göre siviller hem Esad'a bağlı birlikler hem de silahlı muhalif grupların arasında sıkışmış durumda. Son olarak örgüt, BM'ye insani yardım yardım hattının kesilmemesi çağrısında bulundu.

Uluslararası Af Örgütü: Rusya ve Suriye sivilleri kasten hedef alıyor

İnsani yardımlar çatışmalar nedeniyle sürekli bir tehdit altında. "Bizim için güvenli yer yok" başlıklı rapora göre siviller hem Esad'a bağlı birlikler hem de silahlı muhalif grupların arasında sıkışmış durumda. Son olarak örgüt, BM'ye insani yardım yardım hattının kesilmemesi çağrısında bulundu.

Uluslararası Af Örgütü: Rusya ve Suriye sivilleri kasten hedef alıyor
11 Mayıs 2020 - 15:15

Uluslararası Af Örgütü (UAÖ), Suriye'de çoğunluğu Ocak ve Şubat 2020'de olmak üzere İdlib, batı Halep ve kuzeybatı Hama vilayetlerinde sağlık merkezlerinin ve okulların hedef alındığı 18 hava ve kara saldırısına ilişkin bir soruşturma gerçekleştirdi.

Örgüt soruşturmaya ilişkin sonuçların yer aldığı bir rapor yayımladı. 

UAÖ, 'Bizim için güvenli yer yok: Suriye'nin kuzeybatısında hukuka aykırı saldırılar ve kitlesel boyutta yerinden edilme' ('Nowhere is safe for us': Unlawful attacks and mass displacement in north-west Syria) başlıklı rapor ülkede sivillerin yaşadığı dramı gözler önüne serdi. 


RUSYA SALDIRILARA DİREKT OLARAK KATILDI

Rapordan öne çıkan başlıklara göre Rusya ve Suriye, Birleşmiş Milletler tarafından hedef alınamaz olarak listelenen hastaneleri bilerek bombaladı. 

Kanıtlar, 2011 yılında başlayan iç savaşta Suriye lideri Beşşar Esad'ın en büyük destekçisi olan Rusya'nın hukuka aykırı hava saldırılarına doğrudan katıldığını gösteriyor. 

Hem Şam yönetimi hem İdlib'deki en büyük silahlı grup olan BM'nin terör örgütü listesindeki Heyet Tahrir-ü Şam (Şam'ı Özgürleştirme Heyeti) sivillere yardım ulaştırılmasını engelledi. 

 

Af Örgütü, Rusya ve Suriye'nin sivilleri kasten hedef alan saldırılar düzenlediğini belirtti. 

İdlib'de, 5 Mart'taki ateşkes öncesinde gerçekleştirilen saldırılar sonucunda çoğunluğu defalarca yerinden edilmiş 1 milyon civarında kişi, yeniden kaçmaya zorlandı ve son aylarda feci koşullarda yaşamını sürdürüyor.


SİVİLLER KASTEN HEDEF ALINDI

Suriye ve Rusya güçleri sivil halkı kasten hedef almaya devam ediyor. Uluslararası hukuka göre savaşan gruplarla sivillerin ayrılması gerekiyor

Ancak saldırılar yapılırken sivil / savaşçı ayrımı gözetilmiyor. Rapora göre hedef alınan sağlık merkezlerinin birçoğu daha önce BM tarafından aralarında Rusya'nın da bulunduğu ülkelere bildirilen çatışmasızlık listesinde bulunuyor.  


İDLİB'DEKİ DURUMUN BENZERİ SURİYE'DE BİLE GÖRÜLMEDİ

Uluslararası Af Örgütü Orta Doğu ve Kuzey Afrika Direktörü Heba Morayef konuya ilişkin açıklama yaptı.

Morayef, "Suriye'ye dokuz yıldır felaket getiren krizin standartlarıyla değerlendirildiğinde bile İdlib'de son saldırıların neden olduğu yerinden edilme ve insani acil durumun bir benzeri görülmedi. BM Güvenlik Konseyi, binlerce kişinin hayatının tehlikede olduğu bir süreçte, sınır ötesine insani yardım ulaştıran yaşam hattını kesmemelidir" ifadelerini kullandı. 

 

Direktör Heba Morayef, "Son dönemdeki saldırılar, sivilleri dehşete düşürmeyi ve yıldırmayı amaçlayan yaygın ve sistematik saldırılara ilişkin korkunç eğilimi devam ettirdi.

Suriye ordusunun savaş suçları ve insanlığa karşı suçları işlemesini kolaylaştırdığını gösteren kanıtlara rağmen, Rusya hukuka aykırı hava saldırıları gerçekleştirmek de dahil Suriye hükümetine çok büyük askeri destek sağlamaya devam etti" şeklinde konuştu.


KANITLAR RUSYA'NIN HASTANE SALDIRISINA İŞARET EDİYOR

Af Örgütü rapor için 74 kişiyle görüşmeler gerçekleştirdi. Bu kişilerin arasında ülke içinde yerinde edilen kişiler, öğretmenler, doktorlar ve insani yardım görevlileri de bulunuyor. 

Raporda yer alan ifadelere göre;

 

"Görgü tanıklarının ifadeleri; video ve fotoğrafların yanı sıra uydu görüntüleri üzerinde yapılan uzman incelemeleri, sahadaki uçuş gözcülerinin verdiği bilgiler ve Rusya ile Suriye hava güçleri arasındaki uçuş irtibatının dinlenmesi sonucunda ortaya çıkan verilerle de doğrulandı.

Savaş uçaklarının kokpitlerine ait ses kayıtları, Rusya ordusunun, bir hastanenin hizmet dışı kalmasına yol açan en az bir hukuka aykırı saldırıya katıldığına dair güçlü kanıtlar sunuyor."

Ayrıca sağlık merkezlerinin yıkılmasıyla sonuçlanan söz konusu saldırılarda sağlık çalışanlarının da öldüğü belirtildi. 

OKULLAR VURULDU

25 Ocak ve 28 Şubat tarihlerinde Suriye'de iki okul saldırıların hedefi oldu. 25 Ocak'ta bir okul havadan atılan varil bombalarıyla, 28 Şubat'taki ise karadan ateşlenen misket bombalarıyla vuruldu. 

Bu iki tarih arasında hedef alınan toplam okul sayısı ise altı oldu.  

YERİNDEN EDİLMELER ARTTI, KOŞULLAR AĞIRLAŞTI

İdlib'e yönelik son saldırılar, Aralık 2019 ve Mart 2020 arasında, yüzde 80'i kadınlar ve çocuklardan oluşan 1 milyon civarında kişiyi Türkiye sınırına yakın bölgelere doğru kaçmaya zorladı.

Gittikçe daralan bir bölgede mahsur kalan siviller, insani yardımın tamamen yetersiz kaldığı bir durumda dayanılmaz hale gelen yaşam şartları yüzünden acı çekmeye devam ediyor. Zamanında ve sürekli yardıma her zamankinden daha fazla ihtiyaç var.


İNSANİ YARDIM HATTI TEHLİKE ALTINDA

Raporda ayrıca Birleşmiş Milletere yapılan bir çağrı da bulunuyor. Temmuz 2014'te BM Güvenlik Konseyi, Suriye'nin kuzeybatısı ve silahlı grupların kontrolündeki diğer bölgelere insani yardım için Suriye hükümetinin iznine gerek duyulmadığı kararını oybirliğiyle çıkarmıştı. 

Geçerlilik süresi defalarca uzatılan kararın kapsamı Ocak 2020'de daraltıldı. Suriye hükümeti 10 Temmuz'da süresi dolan bu düzenlenmenin sonlandırılmasını istiyor. 

Şam yönetimi insani yardımların hükümet üzerinden ulaştırılmasını talep ediyor. Af Örgütüne göre ise: Bu durum, BM’nin ve BM ile işbirliği yapan insani yardım kuruluşlarının yardımları zamanında ve sürekli bir biçimde ulaştırmasını son derece zorlaştırabilir. Suriye hükümeti, bürokratik zorunluluklarla devamlı olarak insani yardım faaliyetlerini sınırlandırmaya çalıştı.

Ayrıca, hükümet, muhaliflerin kontrolündeki bölgelerle ilişkilendirilen insani yardım çalışanlarını ‘kara listeye’ aldı ve onlara zulmetti. Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) gibi silahlı gruplar da insani yardım örgütlerinin çalışmalarını etkili bir biçimde sürdürmesini engelledi.


YORUMLAR

  • 0 Yorum